Bu içerik, ilgili yazılım ve bilgiler kontrol edilerek güncel sürüm ve kullanım durumuna göre revize edilmiştir.
Yazar: Bünyamin KAYA
Apple, her yıl olduğu gibi 2025’te de iOS işletim sistemine önemli güncellemeler getiriyor. iOS 26 yenilikleri, kullanıcı deneyimini artıracak pek çok yeni özellik ve geliştirme içeriyor. Bu yazıda, iOS 26 ile gelen en dikkat çekici yenilikleri, kullanım kolaylıklarını ve hayatınızı nasıl kolaylaştıracağını detaylarıyla inceleyeceğiz.
Apple’ın yeni iPhone ve iPad yazılımlarındaki favori altı özelliğim
Apple’ın WWDC 2025 etkinliğinin yarattığı heyecan biraz olsun yatıştıktan sonra, onların farklı işletim sistemlerine gelecek ve gerçekten kullanışlı olabilecek güncellemelere daha sakin bir gözle bakma fırsatı buldum. Çünkü çoğu zaman gelen güncellemeler ya da eklenen özelliklerin bir kısmını aslında hiç kullanmıyoruz.
Bugün, sıkı bir iPhone, Mac ve iPad kullanıcısı olarak, sonbaharda yayınlanacak olan iOS 26, macOS 26 Tahoe ve iPadOS 26 güncellemelerinde beni heyecanlandıran birkaç şeyi öne çıkarmak istiyorum.
Ve evet, Android kullanıcıları, farkındayım; telefonlarınızda uzun süredir bulunan pek çok özellik şimdi iPhone’lara yeni geliyor.
Ama dürüst olalım; hangi taraf olursa olsun, yeni bir akıllı telefon nadiren birinin tüm ekosistemini değiştirmesi için yeterli sebep sunuyor. O yüzden tebrikler, bir şey kazandınız sanırım.
Mesajlar İçin Filtreleme Araçları

Bu özellik, günümüzde hepimizin başını ağrıtan bir sorunu hedef alıyor: genellikle dolandırıcılık amaçlı olan istenmeyen mesajlar. Apple, iOS 26 ile bu sorunu Mesajlar için Filtreleme Araçları ile çözmeyi amaçlıyor.
Cihaz üzerindeki spam algılama sistemi sayesinde, tanınmayan numaralardan gelen ve spam olma ihtimali yüksek olan mesajlar, gelen kutunuzdan filtrelenecek ve ayrı bir sayfaya gönderilecek.
Daha da güzeli, Apple’ın söylediğine göre; restoran sisteminden “masanız hazır” bildirimi gibi önemli mesajları veya — evet, yine şifrenizi unuttuğunuz için — hesabınıza giriş yapmak için gelen doğrulama kodlarını almaya devam edeceksiniz.
Hold Assist (Bekleme Asistanı)

iOS 26 ile yenilenen Telefon uygulamasında, Hold Assist (Bekleme Asistanı) özelliği anında büyük ilgi gördü. Teorik olarak, kullanım kolaylığı açısından etkinliğin en büyük duyurularından biri olabilir.
Bilmiyorum siz nasılsınız ama ben müşteri hizmetlerini arayıp dakikalarca hatta beklemekten özellikle kaçınırım. Hold Assist sayesinde telefon hattında sıranızı koruyabilir ve bu sırada başka işlerinize devam edebilirsiniz.
Karşı tarafta bir temsilci hatta olduğunda, telefonunuz size geri dönmeniz için bildirim gönderecek ve hatta, hatta bekleyen kişiye de “kısa süre içinde burada olacağınızı” bildirecek.
Gerçekten çalışırsa harika olur çünkü kulağa tam anlamıyla bir rüya gibi geliyor.
Cüzdan Uygulamasında Sipariş Takibi

Kullanım kolaylığı konusuna devam edersek, sıkça kullandığımız ama muhtemelen çok da önemsemediğimiz uygulamalardan biri Cüzdan (Wallet). Özellikle artık çoğu yerde temassız ödeme desteklendiği için. Dijital kimlikler ve sanal araba anahtarlarıyla, evden çıkarken fiziksel bir cüzdana neredeyse ihtiyaç kalmadı.
Böyle düşününce, Cüzdan uygulamasına yeni işlevler gelmesi zaten çoktan beklenen bir şeydi. Özellikle sık seyahat edenler için güzel bir yenilik var: Uçuş biniş kartlarınızı Wallet’ta tuttuğunuzda, artık havaalanı haritalarına doğrudan uygulama üzerinden erişebileceksiniz. Bu, özellikle kısa aktarmalarda inanılmaz faydalı olacak.
Online alışveriş tarafında ise, Apple Intelligence artık e-posta kutunuzu tarayarak perakendecilerden veya kargo firmalarından gelen e-postaları bulup siparişlerinizi takip edebilecek. Benim gibiyseniz, bu noktada gizlilik konusu her zaman biraz endişe yaratır. Açıkçası, daha önce hiçbir üçüncü parti uygulamanın gelen kutumu taramasına izin vermemiştim. Ancak Apple, kullanıcı gizliliğine öncelik verme konusunda sağlam bir üne sahip.
iPhone’dan Sonra En Çok İlgi iPad ve iPadOS 26’ya

iPhone’un ardından, muhtemelen en çok ilgiyi hak eden cihaz iPad ve onunla birlikte gelen iPadOS 26. En dikkat çekici yenilik ise, sonunda daha Mac benzeri bir deneyim sunacak olan yeni pencere sistemi ve özelleştirilebilir arayüz.
Ama benim dikkatimi en az bunun kadar çeken bir diğer özellik ise dosya yönetimi oldu. Bir fotoğrafçı olarak, iPad’de çok fazla düzenleme yapıyorum ve farklı fotoğrafları farklı klasörlere kaydedebilmek ve cihazlar arasında düzenli bir şekilde aktarabilmek benim için gerçekten önemli.
Basit görünebilir ama dosya türlerini kolayca görebileceğiniz bir liste görünümü olması gerçekten çok işe yarıyor. Aynı şekilde, sık kullanılan klasörleri dock’a ekleyebilmek de büyük kolaylık. Sık sık erişmeniz gereken dosyalar olduğunda onları bulmak artık çok daha pratik.
Bu gelişmeler mantıklı çünkü birkaç yıldır iPad’ler, Apple Silicon M-serisi çiplerle Mac’lerle aynı işlem gücüne sahip. Artık iPad’de gerçekten güçlü uygulamalar çalıştırabiliyoruz ve şimdi bu cihaz biraz daha işlevsel hale geliyor.
Yine de, bana sorarsanız eğer ileri seviye bir kullanıcıysanız ve çok fazla video düzenleme veya karmaşık işler yapıyorsanız, hala tam anlamıyla bir dizüstü bilgisayarın yerini almıyor. Ancak seyahatlerde, artık sadece bir iPad alıp Mac’le yapabileceğim hemen her şeyi yapabileceğimi bilerek yola çıkabiliyorum.
Yerel Video ve Ses Kaydı

Uzun zamandır beklenen ama inanılmaz derecede faydalı bir diğer özellik de: yerel ses ve video kaydı. Bu özellikle içerik üreticileri veya toplantılarının daha yüksek kalitede kaydını almak isteyen herkes için büyük bir gelişme.
Elbette, Zoom veya Teams gibi platformlar üzerinden toplantılarınızı kaydedebilirsiniz, ancak bu kayıtlar genellikle düşük kalitede oluyor. Artık iPad’e gelen Local Capture (Yerel Kayıt) özelliği sayesinde, yalnızca kendi video ve sesinizi yüksek kalitede kaydedebileceksiniz. Üstelik yankı engelleme sistemi sayesinde diğer katılımcıların sesleri kayda dahil edilmeyecek.
Toplantı veya röportaj sonrasında ihtiyacınız olursa, bu yüksek kaliteli kayıtları dilediğiniz kişilerle paylaşabileceksiniz.
Canlı Çeviri (Live Translation)

Son olarak — ve evet, bunun daha önce başka platformlarda mevcut olduğunu biliyorum — Canlı Çeviri (Live Translation) özelliği. Hani size “genelde bir özellik beni akıllı telefon ekosistemimi değiştirmeye ikna etmez” demiştim ya, işte bu özellik, 2024’ün başında Samsung Galaxy S24 Ultra’da gördüğümde beni gerçekten buna yaklaştırmıştı.
Apple’ın klasik yaklaşımıyla, Canlı Çeviri özelliği birden fazla işletim sistemine yayılıyor. Apple Intelligence sayesinde bu özellik; FaceTime ve telefon görüşmeleri, Mesajlar (Messages) üzerinden — hatta Apple Watch da dahil olmak üzere — ve Apple Music içerisinde şarkı sözleri çevirisi ve telaffuz desteğiyle kullanılabiliyor.
İster yemek siparişi verirken, ister başka bir ülkeden arkadaşlarınız veya ailenizle iletişim kurarken ya da sınır ötesi çalışırken — bu gerçekten inanılmaz derecede faydalı bir özellik.
Ve en azından, bu Apple Intelligence’ın, rakiplerin sunduğu diğer yapay zekâ özelliklerine yetişmesine yardımcı oluyor.
Siz iOS 26 yenilikleri hakkında ne düşünüyorsunuz? En çok hangi özelliği merak ediyorsunuz? Yorumlarınızı bizimle paylaşın!


